Yükleniyor...

ZENİT-FENERBAHÇE YORUMLARI

Spor yazarları Zenit - Fenerbahçe maçını değerlendirdi.

22 Şubat 2019 Cum 10:03 9183

Spor yazarları, UEFA Avrupa Ligi son 32 rövanş maçında deplasmanda Zenit'e 3-1 kaybederek turnuvaya veda eden Fenerbahçe'yi değerlendirdi.

 

 

Dr. Gürkan Kubilay: Yazık oldu


Santrforu Ayew yaparak başladı Yanal ama daha kafasındakini uygulayamadan, Elif ve Jailson'un rakibi takip etmeme sıkıntısı nedeni ile golü yiyiverdik. İlk 10 dakika yüzde 62 ile bıraktığımız topu, gol sonrası topu ayağımızda tutarak lehimize yüzde 55'lere çıkardık, moralimiz bozulmadı ama Alper topla çok oynayınca ve Moses'ın driplingleri etkili olmayınca, Ayew de yalnız kalınca etkili olamadık.

 

Hücumda çoğalma işini verdiğimiz Eljif de ceza alanına fazla giremedi. Dikine pasları iyi kullanamadık. Onları da etkisiz kıldık aslında hücumlarında. Sonra rahat yaptırdığımız bir kenar ortasında Serdar'a rahat vurdurduğumuz kafa 2. golü yedirince, etkili hücum etmeyi hatırladık.

 

Valencia'da iken bir tanesini hatırladığım muhteşem bir şut golü atan Topal bizi kendimize getirdi, sonra pozisyonlarımız da geldi ama başka gol bulamadık. Harun yine başarılıydı. İlk 45 sonrası bir arada oynamayı daha iyi başarmanın karşılığı skorun bize tur attıracağı bir skor olması idi.

 

2. yarı başında çok top kaybı yapan Alper Potuk yerine Tolgay ile başladı Yanal. Hemen etkisi görüldü değişikliğin. Top bizde kaldı ve doğru zamanlamalı pas sayısı arttı. Pozisyon vermiyoruz diye seviniyorduk ki çıkarken Ayew'in hatalı pasında sıkıntı yaşadık. Rakip Mak'ı oyuna alıp kontraya bel bağladı. İlginç ve güzel olanı Fenerbahçe'nin özgüveniydi.

 

Hasan Ali-İsmail değişikliği de doğruydu. Böyle bir anda büyük hata olmadıkça gol yemezdik ama o hatayı yaptık. Moses topla çıkarken kaptırdı, Dyzuna'nın ara pasında Mehmet Topal ayağındaki topu kaçırdı ve Serdar'dan 3. golü yedik. Jailson-Slimani değişti. Skrtel de santrfora gitti ama olmadı. Yine de Fenerbahçe olumlu sinyaller verdi.

 

Ahmet Çakar: Amatörce gollerle intihar etti / Sabah


Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki böyle gol yerseniz değil UEFA Avrupa Ligi'nde ilerlemek, Süper Lig'den bile düşersiniz. Zenit öyle ahım şahım bir takım değil. Ama dün geceki rezillik ya da diğer bir deyimle çok acı veren taraf Fenerbahçe'nin yediği goller.

 

Yenilen her gol amatör takım seviyesinde...
İlk iki golde Hasan Ali'nin ağırlıklı hatası var. Soldan orta geliyor, ciddi bir yerleşim hatası, rakip vuruyor hem de bomboş vuruyor ve Fenerbahçe maçın hemen başında mağlup duruma düşüyor. Halbuki Zenit gibi takıma yapılacak şey; al topu, bol pas yap, top sende kalsın, duran toplarda hata yapma, turu al gel... Fenerbahçe ilk golü yedi, sonra dengeledi. Tam dengelemişti ki yine amatörce bir yan toptan gol yediler. Sardar Azmoun, Hasan'ın üzerinden güle oynaya golü yapabildi.

 

Fenerbahçe camiası çok acı çekiyordu ki sahneye Mehmet Topal'ın belki de hayatında attığı en güzel gollerinden biri çıktı. Sol ayağıyla uzak köşeye güzel vurdu. Bu gol moral demekti, tur demekti. İkinci yarıdaki Tolgay değişikliği doğru değişiklikti. 20 dakika Fenerbahçe, Zenit'e top göstermedi.

 

Maç istenilen gibi gidiyor ve tam Ruslar'ın umudu bitiyorken sahneye önce Moses sonra da Mehmet Topal çıktı. Chelsea'de oynamış bir adam orta sahada manasız bir şekilde topu Zenit'e kaptırdı. Uzun topta Topal ayağındaki topu kontrol edemedi ve Azmoun da topu Zenit'e getiriverdi. Fenerbahçe'de çok büyük problemler var. Kolay ve amatörce goller yiyip ne pozisyon üretebiliyorlar ne de direnebiliyorlar.

 

Emre Bol: Yanal'ın jübilesi!


Aralık ayından beri tek resmi maçını Fenerbahçe'yle oynayan ve hazır olmadığı her halinden belli olan Zenit karşısında özellikle ilk yarıda ecel terleri döktük. Ersun Yanal'ın "artık hiçbir şey olmayacağı kesinleşen" Slimani'nin yerine Ayew'i oynatmasını doğru buldum.

 

Ayew kötü bir performans gösterse de bu hamle Ersun hocanın arayış içinde olduğunu gösteriyor. Hep söylerim; teknik direktörün B-C planları olmalı diye... Aynı sistemle ve aynı oyuncularla farklı sonuçlar beklemek Yanal'ın en büyük yanlışıydı. İkinci yarı Tolgay'ın oyuna girmesiyle topla oynama istatistikleri lehimize döndü. Orta sahada ana istasyon olan Tolgay takımı dakikalarca maestro gibi yönetti.

 

Aldı, verdi, oyunun yönünü değiştirdi. Tur için yeterli skoru bulduğumuzda çok etkili olan Tolgay, Fenerbahçe'ye gol gerekirken aynı etkiyi veremedi. Şimdi esas soru şu; Tolgay'a oyunu tutarken mi yoksa kazanmak isterken mi ihtiyaç duyulacak? Mehmet Topal harika oynadığı, harika bir de gol attığı karşılaşmada turu rakibe eden adam oldu. Kötü goller yedik. Bu seviyede yenilmeyecek goller.

 

Zenitliler yürüye yürüye attılar golleri! Ersun Yanal yakın bir zamanda jübilesini yapmak istemiyorsa en yakın zamanda bir savunma organizasyonu yapmalı. Takım 3. bölge oyununu, "gol atamasa da" bir şekilde oynamayı başarıyor. Lakin savunma hattı bir o kadar dağınık ve ne yaptığını bilmez halde. Daha önce söylediği, "Fenerbahçe savunma yapmaz yaptırır" sözünü artık, "Fenerbahçe savunma yapar, savunma da yaptırır" diye değiştirmezse kötü günler bekliyor hepimizi.

 

Gürcan Bilgiç: Sarsaklık / Sabah


Son üç sezondur kritik maçların kahramanı olan "sarsaklık genleri"nin zirve yaptığı dakikalar izledik. Zenit'in kaleyi tutan ilk iki şutunun tabelaya "gol" olarak yazılması, başka takımlar için "şanssızlık" bölümüdür ama bu Fenerbahçe takımı için kaderin ta kendisi.

 

Mehmet Topal'ın müthiş golü, turu geçmek adına mucizeydi aslında. Hemen arkasına takılan iki Harun kurtarışını eklemek gerekir elbette. Birisi frikikten, ikincisi karşı karşıya pozisyonda. Tabii ki iki pozisyonu da Fenerbahçe oyuncuları ikram etti Ruslar'a. Birisinde Şener vardı, ötekinde Ayew... Yine de Tolgay'ın oyuna girmesi, pas organizasyonunu üstüne alması, sahayı enine dolaşması ile birlikte, gole ihtiyacı olan Zenit, sahasında "seyreden" haline geldi. Tribünler bu bakışları "teslimiyet" olarak algılayıp, ıslığa başladılar.

 

Halbuki, "O anı" bekliyorlarmış.
Rakip analizi böyle yapılıyor demek ki; Zenit'in hocası, "Bekleyin onlar size pası atacak" demiş ki muhtemelen önce Ayew, ardından da Mehmet Topal gerekli ikramları yaptılar. İyi olmak ile yeterli olmak arasındaki ince çizginin hangi tarafında olduğunu gördüğümüz oyuncular da oldu elbette. Zenit'e turu getiren sabrı ve oyuncu kalitesiydi.

 

Neyi, ne zaman yapacaklarını çok iyi biliyorlardı. Bu yüzden sahalarında kaldılar ve hızlı hücumlardaki becerilerini kullandılar. Fenerbahçe'de ise Moses dahil, rakibe "fark" yaratacak bir performans bulamadık. Harun'u bir kenara yazarsak, taraftarın o çok sevdiği Sadık'ın, aslında daha çok uzun yolunun olduğu da ortaya çıktı. Jailson'un ilk goldeki adam kaçırışına baktığımızda, Eljif'in pozisyon hatalarını gördükçe veya Alper'in her şeyi ile çaresizliğine şahit oldukça, kenar yönetimin de işler kötüye gittiğinde bir planı olmadığı ortaya çıktı.

 

Beş lig, bir de Kadıköy'deki Zenit maçını kattığımızda, rakibe toplam altı pozisyon vermeyen takım, üç gol birden yiyorsa, bu maç özelinde, oyun planı veya taktik akıl elbette sorgulanır. Yazık...

 

En Son Haberler Tümü

TARAFTARI HEYECANLANDIRDI

TEKLİF GELDİ

KADRODA 2 EKSİK

FİNALİN HAKEMİ AÇIKLANDI

GÖNLÜ GALATASARAY'DA

NASIL TARIK GARİP BİR HİS Mİ?

UZAK DURACAK

SÖZLEŞMEYİ KAPTI

FİRE VERMEDİ

SÖZLERİ YERİNE GETİREMEDİ

MVP FENERBAHÇE'DEN

TARİHDE BUGÜN

FIRTINA HAVAYA GİRDİ

DAHA ÖNCE NASIL BİTTİ

STAD TIKLIM TIKLIM

Copyright © 2017, spordb.com | Tüm hakları Spordb.com'a aittir. İzinsiz olarak hiçbir içerik kopyalanamaz ve dağıtılamaz.