Yükleniyor...

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 03.12

106 sene önce bugün Beşiktaş'ın "Baba Hakkı"sı, Hakkı Yeten dünyaya geldi.

Gökhan Aksoy 03 Aralık 2016 Cts 10:34 202

3.Aralık.1910 - 1910 yılında Bulgaristan’da, Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliğindeki Vodina kentinde doğan Hakkı Yeten, 1 yaşında iken ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşti. Babası Binbaşı Mahmut Nedim Bey, 1914’de Birinci Dünya Savaşı’nda şehit düşünce, o da asker olmaya karar verdi ve Halıcıoğlu Askeri Lisesi’ne girdi. Öğrencilik dönemlerinde, Harbiye takımında futbol oynayan ağabeyi Muhtar’ın yönlendirmesiyle futbola başladı. Muradiye semtinde futbol oynamaya başlayan Hakkı, Maltepe, Kuleli, Halıcıoğlu askeri takımlarında oynadı. Halıcıoğlu Lise takımında oynarken dikkat çekti. Bu dönemde Beşiktaşlı Şeref Bey, Fenerbahçeli Zeki Rıza Sporel’den daha atik davranarak bu genç yeteneği Siyah-Beyazlı kulübe aldı. Beşiktaş’ın formasını ilk kez 28 Nisan 1931 tarihinde Taksim Stadı’nda oynanan Beşiktaş-Beogradski özel maçında giydi. 1-1 biten maçta, askeri öğrenci olduğu için basına üçüncü takımdan İsmail (İsmail Hakkı) olarak bildirildi ve gizli gizli oynatıldı. Hakkı Yeten, çatık kaşlı, az gülen, sporu ve futbolu çok ciddi bir iş olarak kabul eden bir futbolcuydu. Bu özelliklerinden dolayı Beşiktaş kaptanlığına kadar getirildi. 17 yıllık futbolculuk yaşantısında disiplinden taviz vermeyen, sözü adeta bir başkan gibi kabul gören, bu nedenle sadece kendi takımının değil rakip takım oyuncularının hatta hakemlerin saygı gösterdiği bir oyuncuydu. Otoriter yapısı ve takım üzerindeki ağırlığı üzerine anlatılanlar, bugünkü profesyonel futbolda gerçekten inanılması güç olaylardır. Oyundan ihraç edilen bir oyuncunun (O dönemlerde sarı ve kırmızı kart uygulaması yoktu. Hakem oyuncuya oyundan çıkmasını söylerdi) önce Baba Hakkı’ya dönerek “Çıkayım mı?” diye sorması ve o “Evet” deyince çıkması Bu anılara bir örnek olarak verilebilir. Hakkı iki ayağını da ustaca kullanabilen, hızlı ve kafa vuruşları etkili bir futbolcuydu. Oynadığı mevki genellikle sağiçti. Futbol yaşantısı, 2. Dünya Savaşı nedeniyle çok az milli maçın oynandığı bir döneme rastladığı için sadece 3 kez milli formayı giyebildi ve 1 gol attı. İngiliz Arsenal Kulübünden teklif aldığı, ancak kabul etmediği söylenir. Oynadığı 439 maçta 382 gol kaydederek Beşiktaş’ın en golcü futbolcusu ünvanını kazandı. Ayrıca Fenerbahçe’ye 33, Galatasaray’a da 31 gol atarak kırılması güç bir rekoru elinde bulundurmaktadır. 1941 yılında Ankara 19 Mayıs Stadı’nda, ilk yarısını 3-0 yenik kapadıkları Harpokulu maçının devre arasında soyunma odasında Hakkı Kaptan adeta kükrüyordu: “Maçı kazanmazsanız tren biletlerini yırtarım, İstanbul’a yürüyerek dönersiniz!” Bu meydan okuma takımı motive etmiş ve Beşiktaş, bu tarihi maçı 6-3 kazanmıştı. Hakkı Yeten, Beşiktaş’ın sadece kaptanı değil aynı zamanda adeta teknik direktörüydü. Gerçek bir centilmen olan Hakkı Yeten’e artık “Baba Hakkı” deniyordu. Bir Beşiktaş-Galatasaray maçında, A takımla ilk maçına çıkan ve kendilerine gol atan 17 yaşındaki Galatasaraylı Coşkun Özarı’yı yanına çağırarak onu kutlamış ve takım arkadaşlarına dönerek: “Bu çocuk ileride büyük bir futbolcu olacak. Kimse ona kasdi faul yapmasın!..” demişti. Beşiktaş ile 1 Türkiye Birinciliği, 2 Milli Küme, 1 Başbakanlık Kupası, 7 İstanbul Ligi, 1 İstanbul Şildi, 2 İstanbul Kupası Şampiyonluğu yaşadı. Bu arada futbola devam ederken, 1937 yılında Hukuk Fakültesini bitirdi. 11 Ocak 1948’de, Galatasaray’a karşı 3-1 kaybedilen maçta; taraftarların kendisini ıslıklamasından sonra “Bu formayı bana taraftar giydirdi. Şimdi onlar isteyince de çıkartırım.” diyerek futbolu o maçta bıraktı. Faal futbolculuk yaşamının ardından futboldan kopamayan Hakkı Yeten Beşiktaş’ta yöneticiliğe başladı. Dönem dönem yönetim kurullarında görev yapan Baba Hakkı 1960-1963, 1964-1966, 1967-68 yılları arasında Kulüp Başkanlığında bulundu. Bu dönemlerde Beşiktaş, 3 kez Lig şampiyonluğunu kazandı. Futbol Federasyonunda Asbaşkanlık yaptı. Ölene kadar futboldan kopmayan Hakkı Yeten, Beşiktaş’ın Onursal Başkanlığını yürüttü. 1989 Nisan ayında vefat etti. Ölümünden sonra Beşiktaş’ın Fulya semtindeki tesislerinin önünden geçen caddeye Beşiktaş Belediyesi tarafından ismi verildi.

 

3.Aralık.1926 - 90 sene önce bugün Beşiktaş, Taksim Stadı'nda oynanan dostluk maçında Bulgaristan'ın Levski Sofya takımına 2-1 mağlup oldu. Refik Osman (Top) Bey'in hakemliğinde Osman Kaptan – Abdi Aksoyman, Şahap – Bahattin, Zeki, Nihat – Selahattin Akel, Rüştü Erkuş, Nafi, Hayati Ozgan, Şükrü Erkuş onbiriyle oynayan Beşiktaş'ın tek golü Nafi'den geldi. Ancak maçın skorundan daha ilginci, o zamanki futbola bakış açısı ve anlatımla, maçın yorumunu 16 Kanunuevvel (Aralık) 1926 tarihli Spor Alemi dergisinden bir bir aktarıyoruz:

 

Taksim Stadyomu yine sayılı günlerinden birini yaşıyor. Binlerce kişi oyunun başlamasına muntazır.

Kırmızı kısa bir pantolon, güzelce bir süveter giyen hakem “şiir” Refik nihayet düdüğü öttürüyor. Siyah pantolon, mavi beyaz yakalı formalı Leviskililerle Beşiktaş gençleri hemen harekete geçiyorlar.

Oyunun ilk dakikalarında iki tarafta da bir tereddüt göze çarpıyor. Mütemadiyen eksik hücumlar, tatsız ve zevksiz oyunun, yedinci dakikalarında Bulgar kalecisi iyi bir plonjonla tehlikeli bir şutu şayanı hayret bir surette tevkif ediyor. Herkes elini gayri ihtiyari saniyelerce birbirine vuruyor.

Bulgarlar bu gelip geçen tehlikeden dolayı hemen harekete geliyorlar. Seri fakat mana ifade etmeyen hücumlara başlıyorlar. Bu gidişle gol olmayacak denirken, Müdafai Abdi kararsızlık yüzünden bir gole sebep oluyor. Herkes bu hale teessüf ediyor.

Beşiktaşlılar da nedense tesanüde pek ehemmiyet vermek istemiyorlar. Daha ziyade müdafii çok şeyler kurtarıyor. Belli ki iyi yer tutuyor. Fakat topa muhakemesiz vuruyor.

Leviski müdafaası bozuk bir oyun oynuyor. Muhacimleri çalışmak istiyorlar. Fakat hücumlar pek tesirsiz kalıyor. Bir de oyuncular topu arkadaşlarına verecek yerde ekseriyetle hasma veriyorlar. Devrenin bitmesine üç dakika kadar kala orta muhacim (Nafi) topu ağlara takmağa muvaffak oluyor. Bu suretle Beşiktaş bu kısımda bir bire berabere kalıyor.

İkinci devrede, Bulgar müdafaasının yorgun bir hal göstermesine rağmen, Beşiktaş muhacimlerinin varlığına şahit olamıyoruz. Orta muhacim muhakemeli oynadığı halde ağır olmasından müessir olamıyor. Oyunun mütevazin denilecek anları oluyor. Fakat bir türlü galibiyet golü atılamıyor. Leviskililer korkulu rüyadan birdenbire uyananlar gibi her tehlikeyi müteakip seri, sert fakat şuursuz hücumlarda bulunuyorlar. Bu hücumlarda vakit buldukça Beşiktaşlılar mukabeleden hali kalmıyorlar. Fakat oyunda bir ahenk yok.

Beşiktaş’a güzel bir fırsat doğuyor. On iki pas cezasını (penaltı) atan oyuncu (Şahap) mutadı hilafına topu dışarı vuruyor. Binlerce kişi haline lanet ediyor.

Beşiktaşlılar oyunun bu şeklini bozmak için cansiparane uğraşmıyorlar değil. Nihayet delik bulunuyor. Leviski sağ içi demarke bir vaziyette dururken kornerden gelen topu kalenin sağ köşesinden içeri atıyor. Bulgarlar, kendilerini galip mevkiine getiren oyuncunun ellerini sıkarlarken stadyomda mevtai bir sessizlik havası esiyor. Üç beş dakika sonra da halk gayri memnun sahayı terk ediyorlar.”

Gökhan Aksoy

En Son Yazıları

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 25.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 24.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 23.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 22.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 21.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 20.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 19.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 18.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 17.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 16.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 15.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 14.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 13.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 12.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 11.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 10.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 09.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 08.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 07.05

BEŞİKTAŞ TARİHİNDE BUGÜN - 06.05

Copyright © 2016, spordb.com | Tüm hakları Spordb.com'a aittir. İzinsiz olarak hiçbir içerik kopyalanamaz ve dağıtılamaz.