Futbol bazen istatistiklerin ötesinde, tamamen anlık reaksiyonlar ve karakter meselesidir. La Liga’da yeni sezona iki üst üste yenilgiyle adeta kabus gibi giren Athletic Bilbao, son virajda Celta de Vigo deplasmanında aldığı 2-0'lık galibiyetle nefes aldı. Morallerin yükseldiği su götürmez bir gerçek; ancak şimdi rota tekrar San Mamés'e, yani ev sahibinin kendi çimlerine dönüyor. Peki, bu dönüş Bilbao için bir kurtuluş mührü mü olacak, yoksa kronikleşen ev sahibi kabusunun devamı mı?
Bask ekibi için tablo dışarıdan bakıldığında o kadar da parlak değil. Son altı maçlık periyotta üç galibiyet ve beş mağlubiyet alan Bilbao, beraberlik kelimesini adeta lügatından çıkarıp net uçlarda dolaşıyor. Ancak asıl dikkat çekici ve düşündürücü detay iç saha performansında gizli: Takım, kendi taraftarı önünde çıktığı son dört karşılaşmanın hiçkilinde galibiyet yüzü göremedi.
Hücum hattındaki ibbre de pek iç açıcı sinyaller vermiyor. Son beş müsabakada yalnızca dört gol bulabilen ve maç başına bir gol barajının altında kalan bir Bilbao izliyoruz. Üstelik geride kalan üç lig turunda kalesinde gördüğü beş gol, arka alandaki alarm zillerinin hala çalmaya devam ettiğini gösteriyor. Tarihsel köklerine baktığımızda da işler değişmiyor; iki ekip arasındaki son beş randevuda Bilbao’nun sadece tek bir galibiyeti bulunurken, sahadan dört kez boynu bükük ayrılan taraf oldu.
Madalyonun diğer yüzünde ise La Liga'nın tozunu attırmaya gelen bir Atletico Madrid var. Barcelona ve Real Madrid ile birlikte sırt sırta vererek ligde üçüncü sırada yer alan Madrid ekibi, cebine koyduğu 7 puanla "Ben de buradayım" diyor. Julian Alvarez'in bir süredir yaşadığı form düşüklüğü ve duraklama dönemi, Rojiblancos için bir kriz yaratmak bir yana, sahneye Alejandro Baena Rodríguez'in çıkışıyla avantaja dönüştü. Baena, sezonun bu ilk bölümünde kaydettiği 3 gol ve 1 asistle adeta takımın hücum motoru oldu.
Son sınavında Sevilla'yı 3-1 gibi net bir skorla geçen, ligin ilk üç haftasını da sıfır yenilgiyle (iki galibiyet, bir beraberlik) geride bırakan Simeone’nin öğrencileri, deplasman tribünlerinde de oldukça formda. Dış sahada oynadığı son dört maçın üçünden zaferle ayrılan ve son beş maçta rakip fileleri tam 10 kez sarsarak maç başına 2 gol ortalaması yakalayan bir Atletico gerçeği var karşımızda.
Köşe yazısının ve sahanın matematiğini alt alta koyduğumuzda; Bilbao’nun evindeki tutuk yapısı, savunmadaki uyumsuzlukları ve rakibine karşı psikolojik/istatistiksel dezavantajı ortadayken; Atletico Madrid’in hem bireysel form grafiği hem de genel istikrarlı yapısı ibreyi net bir şekilde konuk ekibe çeviriyor. Bu zorlu 90 dakikanın sonunda tarafların ortak beklentisi ve sahanın favorisi, zafere bir adım daha yakın duran deplasman ekibi.